Bu yıl Açık Erişim Haftası 24-30 Ekim tarihleri arasında “open in action” teması ile kutlanıyor. Türkiye’de de son 5 yıldır, özellikle Ulusal Açık Erişim Çalıştayı hafta etkinliği olarak düzenlenmekte. Bir kaç kurumda harici etkinlikler elbette olabiliyor. Bu yılki 5. Ulusal Açık Erişim Çalıştayı #AE2016, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), TÜBİTAK, Anadolu Üniversite Kütüphaneleri Konsorsiyumu (ANKOS), Hacettepe Üniversitesi işbirliği ile 27 Ekim 2016 tarihinde TÜBİTAK’ın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Programa web sitesinden ulaşabilirsiniz. Tek günde pek çok güzel konuyu kapsayan iyi bir program mevcut. Ve tabii henüz kayıt olmadı iseniz, bu linke tıklayarak kaydınızı hemen yaptırabilirsiniz. Tahmin edersiniz ki, bu yılki programın tek güne indirgenmesinin ülkenin siyasi son gelişmeleri ile ilgisi büyük. Ancak yine de atlanmadan, her yıl olduğu gibi konuyu gündemde tutacak, ilgilileri bir araya getirecek, son gelişmeleri konuşacak bir program ile gerçekleşebiliyor olması büyük bir kazanç. Umarım çok sayıda katılımcı ile toplantıda bir araya gelme fırsatı buluruz.

Yıl sonunda, kapsayıcı 2016 değerlendirmeleri uzmanları tarafından yapılacaktır elbette ama yıl içinde benim aklımda kalan açık erişim konulu gelişmeleri hatırlamak istedim: Kazak öğrenci Elbakyan’ın SciHub hikayesi, Elsevier ile süren dava, yayıncılık, kütüphanecilik ve araştırma dünyasında yarattığı tartışmalar çok konuşuldu, hala da konuşulmaya devam ediyor. Yılın ilk yarısında SSRN’in Elsevier tarafından alınması epey yankı yarattı. Yayıncının 2013’de bünyesine kattığı Mendeley‘i de düşünürsek hem Elsevier hem de açık erişim platform olma stratejisi artık soru işareti bırakan SSRN, epey eleştiri aldı, tartışmaları da elbette ediyor.

SSRN’den preprint çalışmalarını çeken araştırmacıların yarattığı bir dalga demek doğru mu emin değilim ama sonrasında en azından bir kısım araştırmacı ticari olmayan platform arayışlarına yenilerini kattılar. ArXiv’in benzeri açık arşivler çoğaldı. Sosyal bilimler alanında SocArXiv başta olmak üzere PsyArXiv, bioRxiv, engRxiv, and PsyArXiv isimlerini duyduk. Bu servislerin tümü Open Science Framework platformunda host ediliyor. Bu arada 25. yılını kutlayan Arxiv, kullanıcılarına bir anket yaparak gelecek stratejisini oluşturacak adımlar atıyor. Program direktörü Oya Rieger’in anketi, bulguları ve gelecek adımlarını özetleyen konuşmasını izlemenizi öneririm.

Bu yıl içinde DOAJ’ın dergi kabulü için getirdiği yeni kriterler de ses getiren bir başka konu oldu. Bu yeni kriterler, dergilerin DOAJ’a kabulü için, açık erişim dergi yayıncılığı konusunda daha sıkı ölçütleri yerine getirmelerini zorunlu kılıyor. Bunlara ek olarak DOAJ, yedi üst kriter grubu daha yayınladı. Bunları gerçekleştiren dergilere en iyi uygulama örneği gösterdikleri için DOAJ SEAL etiketini sunuyor. Tüm bu kriterlerin ayrıntısı ile anlatıldığı “Criteria for open access and publishing” adlı makale çok yakında Türkçe olarak da yayınlanacak.

“Açık” dünyanın vazgeçilmez konusu açık lisanslar konusunda Türkiye’de önemli bir adım atıldı ve Creative Commons Türkiye Lansmanı 11 Mart’ta gerçekleştirildi. Bu konudaki gelişmeleri gelecek yazılarımda ayrıntıları ile aktaracağım.

Ağırlıklı çalışmalar yürütülen bir diğer konu başlığı ise yeni nesil kurumsal arşivler. Kurumsal arşivlerin araştırma dünyası için önemi giderek daha da artıyor. Bu arşivlerin fonksiyonlarını artırmak, sistemleri geliştirmek, birlikte çalışırlığı sağlamak büyük önem taşıyor. Bir başka yazıda konu edeceğim ama geçtiğimiz haftalarda Richard Poynder blogunda Clifford Lynch röportajını, kurumsal arşivleri yeniden düşünmek teması ile ele aldı. Poynder’in kısaca kurumsal arşivlerin hayatlarının sonuna geldiği mesajını verdiği yazısına, kurumsal arşivler konusunda küresel ses olmayı amaç edinen COAR gibi kurumlardan, araştırmacılardan ve açık erişim savunucularından tam da aksini kanıtlayan yanıtlar geldi.

Dünyada Açık Erişim Haftası etkinlikleri http://www.openaccessweek.org adresinde takvim formatında sunuluyor. Özellikle webinar gibi, ofisinizden de katılabileceğiniz dünyanın farklı yerlerinde gerçekleşen etkinlikleri takip etmenizi öneririm. Bir başka yazıya mutlaka konu edeceğim ama yeni nesi kurumsal arşivler konusunda COAR webinar‘ı 25 Ekim’de iki oturum halinde gerçekleşecek. Bu tekrar iki oturumun nedeni ise dünyanın doğusuna ve batısındaki katılımcıların zaman dilimlerine olabildiğinde uyum sağlamak. Türkiye saati ile sabah 11 ve öğleden sonra 18 saatlerinde gerçekleşecek webinarlardan zamanınıza uygun olanı seçebilirsiniz.

Hepinize şimdiden verimli bir açık erişim haftası diliyorum.